Bursa Geleceğini Planlıyor

Mustafa Uysal

27.06.2011

Adres: http://www.gastebursa.com/yazarlar/mustafa-uysal/26001/bursa-gelecegini-planliyor.htm

Geçen hafta Bursa Büyükşehir Belediyesi ve İl Özel idaresi çok önemli bir toplantıyı organize etti. 1/100.000 planları sonrası 1/5000 planlarını oluştururken kamuoyuna siz ne düşünüyorsunuz diye sordu. Bugün Doğanbey için yaygara koparan meslek kuruluşlarına önemli bir fırsat oluştu. Tüm kesimler, açıklıkla gelecekte nasıl bir Bursa görmek istediklerini belirttiler.

Nasıl bir Bursa?

Bursa, tarihi ile, doğal güzellikleri ile, zenginlikleri ile ülkemizin güzide bir şehri. Maalesef bu hazine niteliğinde şehri yeterince koruyamadık. Tosyöv Başkanı Habil Duran’a nasıl bir istersiniz Bursa diye sorulduğunda ‘Bursa’yı bir fanusa koyun öyle kendi halinde bırakın’ diyor. Aynı yaklaşımı Mimar Sinan da sunmuş. Dönemin tüm ihtişamlı yapılarını İstanbul başta olmak üzere bir çok yere kuran muhteşem mimar, Bursa’yı es geçmiş. Bir rivayete göre bunun sebebi; Bursa’nın kendine has mimarisini korumak için. Koca Sinanın hassasiyetini son 40 yılda biz gösteremedik maalesef. Adnan Menderes’in Bursa için çizdiği imar planında Ankara-İzmir yolu inşa edilip altındaki ovaya tek bir çivi bile çakılmamasını öngörüyordu. Heyhat, dün mısır tarlasına toplarımız kaçardı bugün ise dereleri siyah akıyor Bursa’nın.

Toplantıda en dikkat çekici sorular, Bursa’nın doğasını korumak üzere idi. Akla hemen sanayinin nasılda çevreyi kirlettiğini getiren sorulardı bunlar. Doğal olarak ta sanayinin artık olmamasını bilinç altından sorgulayan sorulardı. Bursa sanayiden vaz mı geçmeli? Biz de Sürdürülebilir Kalkınma Grubu olarka bunun için orada idik ve Bursa için şunları söyledik;

“Eğer evlerimizdeki tüm makinaları hurdaya ayırabiliyor, ulaşımda at arabalarına geri dönebiliyor, haberleşmede mektuplu döneme geçebiliyor isek dağlarımızdan akan sulara dokunmayalım, sanayimizi başka illere gönderelim ve biz yöresel bebekler yaparak Turistlere satarak hayatımızı geçindirelim”. Sanırım pek çok çevre ve doğa gönüllüsü bunu istemiyor. O halde bu kadar geliri biz çay kahve satarak, gelen turistin çarşafını temizleyerek mi elde edeceğiz? Bizim düşüncemiz şudur; “ Bursa gibi büyük şehirlerde kalkınmayı sürdürülebilir hale getirmeniz için planlamanız lazım. Planlanan sanayi çevreyi de kirletmez, sağlıklı da olur.” Sanayici pazarı bulmuş, parayı bulmuş, teknolojiyi bulmuş, çalıştıracak personelini bulmuş ve risk almış. Siz ona bir yer gösterememişsiniz. Tabii ki o da en kolay gördüğü yere tesisini kurmuş. Şimdi diyorsunuz ki sen kirlettin sen temizle. Haksızlıktır bu. Fakat öte yandan devletin imkanları tüm bu kirliliği düzenleyecek miktarda değildir. O zaman el birliği ile bunu düzenlemenin yolunu bulmamız lazım. Bu nedenledir ki Büyükşehir Belediyesinin ODAK çalıştayını önemsiyorum.

Sivil toplum örgütleri ne zaman fikirlerini sunacak?

Benim katıldığım toplantılarda ilk günden sonra çok az bir katılım olduğunu gördüm. Anlaşılan vatandaş ve sivil toplum kuruluşları bu toplantıları çok önemsemiyor. 10 yıl önce hazırlanan master planın rafa kalktığı düşünülürse haksız değiller. Acaba bunun da akibeti böyle mi olacak? Uygulanmayan master planları için zaman harcamaya değer mi?

Şehir plancılarından birkaç katılım haricinde İnşaat mühendisleri, makine mühendisleri ve Çevre Mühendisleri yoktu orada. Busiad bir rapor ile fikirlerini sundu. Tosyöv’de bir rapor sundu. Ama diğer kuruluşlar ilk toplantılardan sonra çekildiler. Sonra da planlar uygulamaya başladığında “bize sormadılar” feryadını yakacaklar herhalde.

Bursa’nın alt yapısı, sanayiyi daha ileri seviyeler götürmek için yeterlidir. Artık katma değeri düşük işler Bursa dışına kayabilir. Bursa’yı gelecek 10 yılda Teknoloji Merkezi haline getirmeliyiz, Türkiye’nin teknolojisini buradan üretmeliyiz. Bursa’yı tek başına ele alamayız, Eskişehir ve Bilecik’te Bursa’nın interlandındadır. Bursa’nın yakın göç sorununu gidermeli ve şehirdeki yoğunluğu dışa taşırmalıyız. Şehir merkezinde tarihi kimliği ön plana çıkarmalı ve ihtiyaç duyulan yeni sanayi alanlarını ilçelerimize ve çevre illerimize kurmalıyız. Ulaşımda doğrudan hava ulaşımı ile hızlı tren taşımacılığı ve şehir içi raylı taşımacılığı önceliklerimiz arasında koymalıyız. Mahallelerimizi doğu bloğunun eski yatakhanelerinden çıkarıp yaşam mahallerine çevirmeliyiz. Çocuklar çamur ile oynamanın tadına varmalı, üretmenin değerini anlamalıdırlar.

Bursa’nın geleceği bugünden daha güzel olacak. Bunu şimdiden planlamalı, planlayanlara yardımcı olmalıyız. Kent Konseyi altında faaliyet gösteren Sürdürülebilir Kalkınma Grubu çalışmalarını öncelikle civar bölgelerin kalkınma çalıştayları ile başlatıyor, daha sonra komple Bursa için bir Sürdürülebilir Kalkınma programı sunmak istiyor. Sizleri de buna destek vermeye çağırıyorum.